5 Haziran 2015 Cuma

olmayınca olmuyor

bir kendi yazdıklarıma, bir de turgut uyar'ın yazdıklarına bakıyorum. sonra defalarca "backspace" tuşuna basıyorum. haddimi bildirenin "büyük saat" olması güzel bir yandan. öte yandan, sonsuza kadar erişilemeyecek edebi bir nezaketin yanına bile yaklaşamamanın verdiği hafif dargınlık var. sonra bir an geliyor, en uzun süre "backspace" 'e  basmama rekorumu da kırıyorum. bu sefer yusuf atılgan sinir bozucu bir üslupla karşıma dikiliyor. aslında sinir bozucu olan o da değil. bu adamların ulaştığı kriter o kadar yüksek ki; insan yazmaktan korkuyor.

benim halimi soracak olursanız; şu sıralar içinde bulunduğum şapşallık kafanızda bir kıvılcım yakmaya yeterli olacaktır. 

iyi geceler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder